Ana Sayfa - TR Kangal Forum

Tam Versiyon: Doğru Eğitim
Şu anda tam olmayan bir versiyonun içeriğine bakıyorsunuz. Tam versiyon'a bakınız.
KÖPEĞİNİZE HER GÜN EN AZ 1 SAAT AYIRMALISINIZ!
Eğitimin yaşı yoktur demiştik eğitim köpeğin ve sahibinin ortak yaşamını her iki taraf için kolay kılması bakımından köpek için şarttır .doğada vahşi ortamda yaşayan canlılar bile yaşamak için ve sürü uyumu için mutlaka anne ve babasından alabileceği bütün eğitimleri almak zorundadır Alamayan yavrular ise yaşına dahi giremeden bir başka canlıya yem olur veya bir felakete maruz kalır Evinize getirdiğiniz yavru köpekte ileriki yaşamını kolaylaştıracak eğitimini sizden alacaktır Eğitim almamış hangi canlı olursa olsun yaşamında zorluklar karşısında geri adım atar ve karşılaştığı zorluklar karşısında başarılı olamaz köpek eğer eğitimsiz ise sahibine ve çevresine mutluluk vermez ancak eğitimli bir köpek çevresinden övgü toplar o güne kadar hiç bir köpekle yakınlaşmamış bir kişi bile artık köpeğe sempati ile bakacaktır ve ön yargılardan arınacaktır.

Köpek yetiştirmenin altın kurallarını iyi etüt etmek ve anlamak köpeğinizi yetiştirmenizde size çok kolaylık sağlar,köpeğinizi iyi gözlemlemeli ve ona göre davranmalısınız.Köpek denen canlı son derece iyi bir gözlemcidir,sizi bütün gün izler ve ona göre davranır. Köpek eğitmek veya köpek beslemek diye bir şey yoktur,"KÖPEK YETİŞTİRMEK" vardır. Yavru bir köpeği alırsınız ve ölene kadar onu yetiştirirsiniz,bu zaman zarfında beslersiniz,eğitirsiniz.Köpeğiniz ile ilk komutları çalışmaya mutlaka sakin bir ortamda başlayın ve öğrenmeyi başardıktan sonra daha kalabalık ortamlarda çalışmaya devam edin.Çalışma sayıları ve tekrarlar çoğaldıkça öğrenme de hızlanır.Köpek yetiştirmek sanıldığı kadar basit değildir.Ancak bazı insanlar öğretme konusunda doğuştan yeteneklidir.Şöyle bir düşünün;mutlaka çevrenizde öğretme konusunda yetenekli bir tanıdığınız vardır.Hiç ilgilenmediğiniz bir konuyu size sohbet esnasında hissettirmeden öğretir.Sonradan siz bunun farkına varınca da hayretler içinde kalırsınız.Biz sadece size eğitimin temel teknik ve bilgilerini veriyoruz.Biz de çok iyi biliyoruz ki her köpek sahibi eğitim konusunda başarılı olamaz.On köpek sever dener fakat dört kişi başarılı olur.Eğer bu rakamları yükseltebilirsek başarılı köpek sahibi sayısı artar.Konuyla ilgili kitaplar da hep bu sebeple yazılır.Ekonomik nedenlerden dolayı da birçok insan köpeklerini eğittirememektedirler.Bu nedenle verilen bilgileri iyi değerlendirin,en azından köpeğinizi kendiniz eğitemeseniz bile doğru bir şekilde yetiştirmiş olursunuz. Anlayamadığınız bir komutu kesinlikle köpeğinize öğretmeye çalışmayın .aksi takdir de köpekte psikolojik problemlerin oluşmasına sebep olursunuz bizim kitap yazmaktaki asıl amacımız köpeğinizi problemsiz bir şekilde yetiştirmenizdir size tavsiyelerimiz de ne diyorsak elinizden geldiğince uygulamaya gayret edin Mesela siz yemek yerken asla ve asla köpeğinize masa kenarından yemek vermeyin ve verdirtmeyin diyorsak bu hem sizin hem de köpeğinizin iyiliği içindir mutlaka bu kurala uyun çünkü doğada köpek bir dilenci değildir sizin acıyıp ta vereceğiniz bir parça yiyecek köpeğinizi artık dilenci yapmaya yetecektir

Köpek yetiştirirken iki şeyden yararlanmalıyız

1- Dolaylı etki;
2- Direkt etki;
3- Tavizsiz Davranmak

Bu üç temel kuralı mutlaka daima her yerde ve ortamda kesinlikle uygulamalıyız aksi olursa köpek büyüdüğünde asla söz dinletemeyiz bazı eğitimler vardır ki asla uzmanlara danışmadan öğretmeye çalışmamalıyız (saldırı eğitimi ) gibi.

Otur
Bu komut bazen fiziksel bir müdahele kullanmadan da öğretilebilir. Elinizi köpeğinizin başının üzerinde tutun. Parmaklarınız bitişik olsun. Böylece yavru dikkatini elinizde tutacak ve bir şey var zannedecektir. Bu halde iken yavaşça elinizi kafasının üzerinden geriye doğru hareket ettirin. Elinizi takip etmesi onun otomatik olarak oturmasını sağlayacaktır. Bunu yaparken ona aynı zamanda otur komutu verin. Köpeğiniz fiziksel olmayan bu yönteme istenen tepkiyi vermiyorsa ona eğitim tasmasını takın ve kendinize yakın tutun.

Otur komutunu verirken arkasından nazikçe aşağı itip tasması ile hafifçe yukarı çekin. Her iki yöntemin sonunda oturduğu zaman onu sözle (aferin, bravo gibi) ve ödül yiyecekleri ile sevdiğinizi gösterin.
Yat
Bu komutu öğretmek oturmayı öğrettikten sonra biraz daha kolaydır. Köpeğinizi otur komutu ile pozisyona getirdikten sonra yanına çömelin. Ön ayaklarını yavaşça öne çekerken omuzlarından çok sert olmadan aşağı itin ve aynı zamanda da "YAT" komutu verin. Bir kaç defa komutu tekrarlayarak onu aynı durumda tutun. Ve dediklerinizi uyguladığında yine ödüllendirmeyi unutmayın.


Yürü
Yürü komutunu otur'u öğrendikten sonra daha kolay öğretebilirsiniz. Solunuzda "OTUR" pozisyonunda iken başlayınız. Yürü diyerek sol ayağınız ile yürümeye başlayın. Aynı zamanda tasma ile hafif bir çekme onu harekete geçirecektir. Koşmaya başlar veya geride kalırsa uygun bir tasma çekiş hareketi ile yanınıza getirin. Aynı yönde ve aynı hızla köpeğinizi yanınızda kontrol altında tutarak ve doğru gidiyorsa sözel olarak, uygun bir ses tonuyla ödüllendirerek yürüyün. Yürü komutunu istediğiniz gibi öğrendikten sonra arada bir yürümeyi durdurup otur pozisyonuna geçirebilirsiniz. Bunu sık olarak yaparsanız bir süre sonra siz durduğunuzda o da otomatik olarak durup oturacak ve sizin diğer komutlarınızı bekleyecektir.



Kal - Bekle
Bu komutlarda daha farklı bir ses tonu kullanmalısınız. Otur, yat, yürü komutları sert ve otoriter bir tonda verilirken "KAL" komutu daha yavaş ve uzatılarak verilmelidir. Köpeği yanınıza oturtun. Avuç içiniz tam yüzüne bakacak şekilde elinizi ona doğru uzatın. Ani hareketlerden kaçınarak onu korkutmamaya özen gösterin. Eliniz hala yüzünün tam önünde iken biraz uzatarak "KAL" deyip yavaşça önüne geçin. Kayış dik olarak elinizde sizi takip etme eğilimine karşı hazır olmalıdır. Kalkarsa ses tonunuzu ayarlayarak "HAYIR, OTUR, BEKLE" komutlarını tekrarlayın.

Burada amaç köpeğinizi 5 - 10 saniye bekle pozisyonunda tutmaktır. Bu size önünden yanına veya yanından tekrar önüne geçmenize fırsat verecektir. Bunu başarınca onu ödüllendirmeyi unutmayın. Sonra süreyi kadameli olarak artırın. Fiziksel desteğiniz olmadan oturup beklemeye başladığında her seferinde uzun bir adım olmak üzere mesafenizi büyütün. Bu arada el hareketi ve sözel komutu vermeye devam edin. Böylece her ikisinin de kal demek olduğunu zaman içinde anlayacaktır.

Daha ciddi itaat eğitimleri için profesyonel eğitimcilerden yardım almalısınız. Bunun içinde köpeğinizin yaşının 6 ay civarında olması gerekir.

BEKÇİ VE KORUMA KÖPEĞİ EĞİTİMİ
Ne tür olursa olsun bütün köpeklerde, kendilerine ait olan şeyi koruma eğilimi görülür. Bir köpek yavrusunun önünden yiyeceğini almaya kalkın, hırlar! Yattığı mindere elinizi uzatın , memnuniyetsizliğini hemen hırlayarak belli eder, vermek istemez. Köpekte benimseme duygusu çok yaygın ve köklüdür. Köpek, kaldığı evi, aileyi, aile bireylerini, sahibini, kendi öz malı gibi görür. Onları korumak için çaba gösterir. Bu duygu ve eğilim içgüdüseldir. Tüm köpeklerde değişik derecelenmelerle vardır. Yetişme ve eğitimin etkisi bu doğal eğilimin gelişmesini, yönlendirilmesini ve denetim altına alınmasını sağlar. Bekçilik ve koruma görevi yapan köpekler, başlıca iki küme içinde yer alırlar. Bazı köpekler yalnızca uyarıcı ödevi görür, duyduğu sese, eve giren yabancıya, bahçe kenarından geçen kişilere havlayarak, ev halkını muhtemel bir tehlikenin varlığından haberdar eder. Bunlar çoğunlukla, oyuncak köpekler ve süs köpekleridir. Bununla birlikte, onlar arasında da, Terrier türleri gibi, cesur, atak ve saldırgan olanları vardır. İri yapılı türler, daha az havlar. Ancak çoğunlukla daha atak, cesur ve saldırgan olurlar. Bekçilik ve koruma görevi yapacak köpeklerin seçiminde titiz davranmak gerekir. Köpeklerin ayrıntılı olarak tanıtıldığı bölüm, bu seçim için gerekli olan ön bilgiyi vermektedir. Tanınmış bekçi köpeği türleri arasından, size ve amacınıza uygun olanını seçebilirsiniz. Bununla birlikte, eğitime karşı istekli, sağlıklı, enerjik, atak ve saldırgan olması gerekir. Köpeğe, ilk bekçilik eğitimi annesinden gelir. Yavru, annesinin havladığı kişiye onunla birlikte havlar ve yabancılara havlanması gerektiğini öğrenir. daha sonra bir yabancı gördüğünde, yalnız başına olsa dahi kendiliğinden havlayacaktır.Bekçi ve koruma köpeği olarak yararlanılacak saldırganlık eğitimi verilecek olan köpekler, daha yavru iken alınarak, gelen gidenin olmadığı bir yerde yetiştirilirler. Mümkün olduğunca kalabalık içine çıkartılmaz, başka insanla temas ettirilmezler. Tüm bakım ve beslenmeleri tek kişi tarafından görülür. Bu kişi, aynı zamanda onun eğitimini üstlenecek kişi olmalıdır. Bekçi ve koruma görevi yüklenecek olan köpeğin kendine olan güveni her zaman tam ve yüksek olmalı, tüm eğitimler, her zaman köpeğin üstün geleceği biçimde sürdürülmelidir. Hiçbir zaman dövülmemeli, üstünlük duygusu sarsılmamalıdır. Saldırganlık eğitimi verilecek olan köpek. bir önceki bölümde anlatılan temel komutları eksiksiz olarak yerine getiren, eğiticisine bağlı, itaatli, eğitime istekli ve yetenekli bulunmalıdır. Temel komutları tam olarak benimsememiş itaatsiz köpeklerle saldırganlık eğitimi kesinlikle yapılmamalıdır. Ayrıca, bazı tür köpekler yapısal olarak çok sinirlidir. Bunlara çok iyi itaat eğitimi yaptırılmamışsa, giderilmesi olanaksız sakıncalara neden olmak mümkündür. Köpek, Dur! komutuyla durmalı, Gel! komutuyla gelmeli, Otur! komutuyla oturmalıdır.

Ayrıca, bu tür eğitim gören köpeklerin bulunduğu yere, insanların girmesinin sakıncalı olduğunu belirten yazılar konmalı. Köpeğin barınma yeri, kapalı dolaşma alanı olan türde yapılmalı veya buna benzer güvenlik önlemleri alınmış olmalıdır. Dinlenme zamanlarında köpeği zincirle bağlamak kesinlikle doğru değildir. Bu köpeğe verilebilecek en ağır cezadır, güvenini kırıcıdır. Ne denli iyi eğitilmiş olursa olsun, kalabalığa çıkartılacak köpeklerin ağızlarına, herhangi bir kazayı önlemek için ağızlık takılmalıdır.

Daha önce gördüğümüz temel eğitimden geçmiş, yalnız eğiticisi tarafından beslenip bakılarak özel olarak barındırılmış köpek, uygun tür ve nitelikteyse, iyi bir bekçi ve koruma köpeği olmaya aday demektir. Hiçbir eğitim verilmese de o, koruma alanına giren yabancılara saldırır ve bulunduğu yere girmesini önler. Buna karşın, bu eğitimin büyük önem taşıyan bazı amaçları vardır. Onları şöyle sıralayabiliriz

1. köpeğin saldırgan ve koruyucu niteliğinin en üst düzeye ulaştırılması.
2. Köpeğin saldırganlığının denetim altına alınması. komutla saldırma, komutla saldırıdan cayma alışkanlığının kazandırılması.
3. Köpeğin, yabancıların yaklaşma, dostluk kurma eğilim ve girişimlerini karşılıksız bırakma alışkanlığını kazanması. Bunları sırasıyla görelim:

1. SALDIRGANLIK EĞİTİMİ
Her köpeğin saldırganlık güdüleri aynı oranda yüksek ve gelişmiş değildir bazı köpekler insancıl ve barışçıdırlar. Yabancılarla çabuk dost olurlar. Böyle köpekler bekçilik için elverişli sayılmaz ve bu görev için tercih edilmezler. Bununla birlikte, saldırganlık eğitimi verildiğinde bir ölçüde uygun nitelik kazanabilirler. Saldırgan yapıdaki köpeklerse, bu eğitimle, yabancılar ve kuşkulu kişiler için amansız birer canavar kesilirler. Bu eğitimde, eğiticiden başka, köpeğe tümüyle yabancı olan bir yardımcı kullanılır. Yardımcının görevi, köpeği kızdırmak ve kışkırtmaktır. Köpeği kızdıran kişi zaman zaman değiştirilerek, köpeğin saldırganlığının yalnızca belirli bir kişiye değil, eğiticiden başka tüm yabancılara karşı olması sağlanır. Belli bir amaç için eğitilen köpekler, daha önceden saptanan bir niteliğe tepki duyacak biçimde yetiştirilirler. Sözgelimi, belirli bir giysiye karşı koşullandırılabilirler. Tutuk ve cezaevlerinde koruma görevi üstlenen köpekler, tutukluların dışarı çıkmasını önlemek için yetiştirilmişlerdir. Bu köpeklerin, tutukluların giydiği tek tip elbiseye tepki duyacak biçimde şartlanmaları sağlanmıştır. Bazen bu durumun tersi de yaratılır. Sözgelimi: köpek, belirli bir tip elbise giyen kişileri dost, bunun dışındaki giyimlileri düşman olarak benimseyecek biçimde koşullandırılır. Askeri birlikleri korumak için yetiştirilen, savaş köpeği olarak çalıştırılan bazı görev köpekleri böyle eğitilmişlerdir. Saldırganlık eğitimi sırasında, köpeğin şok tasması çıkartılarak yerine, sağlam ve dayanıklı deri bir tasma takılır. Tasmaya takılacak eğitim kayışı, kuvvetli ve sağlam olmalı, köpeğin çekme gücüne dayanmalıdır. Gerektiğinde, fazla ağır olmayan ince ve dayanıklı zincir kullanılabilir. Eğitim yerinin sınırları kapatılmış ve tenha bir yer olmasında yarar vardır. Köpek, eğitici tarafından eğitim alanına getirilir. Burada bulunan bir ağaca, sağlam bir direğe veya bir kazığa, kayışı uzun bırakılarak güvenli bir biçimde bağlanır. Eğitici bir süre köpekle oynar, onunla eğlenir. Bu sırada kışkırtıcı görevini üstlenen yardımcı gizlenerek gelir. Kendine, bir çalılık, bir çukur veya küçük bir tepe gibi doğal bir engeli siper alarak köpeğin yakınlarında bir yere siner. Yardımcının gelmesiyle eğitici köpeğin gerisine çekilir. Köpek, kışkırtıcının yaptığı gürültülere kulak kabartıp havlayınca, eğitici onu takdir edici sözlerle över ve TUT! komutuyla kışkırtır. Bazı köpekler son derece sinirlidir. Kendiliklerinden, ses duydukları yöne doğru atılıp şüpheli kişiyi tutmak isterler. Bunlar övülerek okşanır ve ödüllendirilir. Köpeği olduğundan daha sinirli, hırslı ve saldırgan yapmak gerekiyorsa yardımcı, elinde uzun bir kumaşla veya yaralama olasılığı bulunmayan herhangi bir dal parçasıyla, üzerine koyun postu sarılarak sıkıca bağlanmış uzun değneklerle, köpeğin gövdesinin çeşitli yerlerine tahrik edici biçimde dokunur. Onu kışkırtır ve kızdırır. Eğitici, köpeğin arkasında durduğu halde:

TUT! komutunu, köpek saldırganı yakalamak için istenilen isteklikte ileri atılıncaya değin yaptırıcı biçimde tekrarlar. Köpek, bağlı bulunduğu kayışı veya zinciri gererek ileri atıldığında, yardımcı korkmuş gibi yaparak geri geri kaçar. Eğitici, köpeğin bu davranışını överek ve okşayarak ödüllendirir. Eğitici, aradaki güvenlik mesafesini korumaya çok dikkat etmelidir. Bu sayede köpek ancak kışkırtıcının kendine doğru savurduğu bez parçasına erişebilir. Bezi yakalayan köpek, kısa bir çekişmeden sonra kışkırtıcının elinden bezi çekip alır, şüpheli kişi kaçar. Köpek okşanıp "aferin" denilerek ödüllendirilir. Kışkırtıcı durumundaki kişi hiçbir zaman köpeğe üstünlük kurmamalı, onun canını acıtmamalı, onunla eğlenmemelidir. Köpeği kızdırıp kışkırtmalı, onun havlayıp ileri atılması karşısında korkup kaçmalıdır. Bu eğitimler bu biçimde tekrarlanırsa, istenen sonuç kısa zamanda alınır. Köpek giderek yabancıların varlığına daha çok dikkat eder olur. Çıkan seslere, duyduğu yabancı insan kokusuna karşı sinirli olur. Yabancı varlığı hissettiği an atılıp tutmak ister.

Saldırganlık eğitiminde iki önemli nokta vardır:

1. Köpek, görevi gereği tüm yabancılara kızmalıdır.
2. Köpek kendini, tüm yabancılar karşısında güçlü ve kuvvetli hissetmelidir. Saldırganlık eğitimi, bu iki amacın yeterince sağlandığına inanılıncaya değin sürdürülür.

2. SALDIRGANLIĞIN DENETİM ALTINA ALINMASI
Köpek, görmüş olduğu saldırganlık eğitimiyle, artık kendi denetim alanında yabancıların varlığına tahammül edemez hale gelmiştir.Ancak serbest bırakıldığında, kuşkulu kişiler karşısında ne yapacağı, herhangi bir kişiyi hırpalama anında eğiticisinin komutunu dinleyip dinlemeyeceği belirsizdir. Bununsa çok önemli sakıncaları olduğu kuşkusuzdur. Köpeğin saldırganlığının, kesin olarak eğiticisinin denetimi altında bulunması gerekir. Amatör eğiticiler için, bu çalışma sırasında canlı yardımcı kullanmak çok tehlikelidir. Gerçi köpek eğitim kuruluşlarında, köpeğin diş geçiremeyeceği dolgu elbiseler giymiş deneyimli kişiler bu amaçla kullanılmaktadır. Ancak biz, kol ağızları, yakaları, pantolon paçaları dikilerek içine, kuru ot, saman, yün, pamuk, paçavra gibi dolgu maddeleri doldurulmuş mankenler kullanacağız. Mankenlerde kullanılacak giysi ve dolgu maddelerinin, eğiticinin kokusunu taşımamasına özellikle dikkat edilmelidir. Eğitimden önce bu mankenler, eğitim alanında bulunan bir ağacın dalına, bir ip aracılığıyla öyle bir biçimde yerleştirilir ki, ipin diğer ucu indirilip çekildiğinde, manken aşağı yukarı hareket eder. Böylece, köpeğin onu yakalamak ve yere indirmek için çaba harcaması, onunla boğuşması sağlanır. Her şey hazırlanıp planlandıktan sonra köpek, eğitim alanına uygun uzunlukta bir eğitim kayışı veya eğitim zinciriyle, yedekte olduğu halde getirilir. Eğitici, serbest olan sol eliyle mankenin bağlı olduğu ipi indirerek onun ayakları üstüne basmasını Sağlar ve sağ kolunu ileri doğru uzatarak, işaret parmağı ile mankeni gösterip: TUT! komutu verir. Komutla birlikte ileri atılan köpek, mankenle boğuşmaya başlar. Bir iki dakikalık mücadeleden sonra, mankenin bağlı olduğu ip biraz daha bırakılarak, yere yatacak biçimde düşürülür. Köpek mankenin üstüne vardığı anda ise, DUR! - BIRAK! komutuyla köpek durdurulmalıdır. Sonra, yine ip aracılığıyla manken doğruluyormuş gibi hareketlendirilip, köpeğe: TUT! komutu verilir. Köpek yeniden mankenin üzerine vardığında, manken yine yere düşürülür. Bu kez de, daha önce olduğu gibi köpek, DUR! - BIRAK! komutuyla durdurularak saldırının aşırı boyutlara vardırılması önlenir. Böylece köpeğin saldırganlığı dene tim altına alınmış olur. Köpeğin saldırganlığının, doğrudan doğruya eğiticinin iradesine bağlı olduğu köpeğe benimsetilmelidir. Her olumlu davranışta olduğu gibi, köpek her komutu yerine getirişte övülmeli, okşanarak ödüllendirilmeli. Dinlenmelerde onunla ilgilenilerek, birlikte koşup oynanmalıdır. Emrin dinlenmemesi halinde köpek sert ve kesin olarak söylenen: HAYIR! HAYIR! uyarısıyla ikaz edilir. Bazı sinirli ve saldırgan köpeklerin, DUR! - BIRAK! komutuna uymalarını sağlamak için Şok Tasması kullanmak gerekir. Emri dinlemeyen köpeğin kayışı, biraz serbest bırakıldıktan sonra sertçe çekilerek köpeğin boğazı üzerinde kısa sureli bir şok yaratılır ve tam bu arada komut tekrarlanarak köpek uyarılır. Askeri görevler gibi çok özel amaçlı bazı eğitimlerde, mankenin boğazına et parçası bağlanarak, insanın can alıcı ve zayıf yeri olan gırtlak yöresi, köpeğin saldırı hedefi olarak koşullandırılır. Mankenin yere düşmesiyle, boğaz kısmına sıkıca bağlanmış bulunan et, köpek tarafından parçalanır. Ancak sivillerin köpeklerine bu türde eğitim vermeleri ağır suç kapsamına girer. Bazı eğitimlerde ise köpek, tüfek, tabanca, bıçak gibi öldürücü nitelik taşıyan silahlara karış koşullandırılır.

Saldırganlığın denetim altına alınması eğitiminin en önemli amacı; Köpeğin saldırganlığının, doğrudan doğruya eğiticinin iradesine bağlı olduğunu köpeğe benimsetmektir.

3. YABANCILARIN, KÖPEKLE DOSTLUK KURMA GİRİŞİMLERİNİ KARŞILIKSIZ BIRAKMA EĞİTİMİ
Yabancılardan uzak yetiştirilen, yalnızca eğiticisinin ilgilendiği saldırgan bir köpeğe yaklaşmak zor ve Çetin bir iştir. Buna rağmen köpeğe yaklaşıp onu elde etmek isteyenler olabilir. Bunların en kestirme ve denenen yaklaşma yolları, köpeğe yiyecek vermektir. Küçük yaştan itibaren yalnızca kendi yemek kabına sahibi tarafından konan yiyeceği yiyen köpekler, sağa sola konan yiyecekleri yememeye alıştırılmışlarsa, onlara bu yolla yaklaşmak zordur. Ancak bu konuda daha güvenli olunmak isteniyorsa, başvurulacak bir iki yol daha vardır. Eğitici, yine bir yardımcı kullanarak köpeğin önüne onun iştahla yediği yiyeceklerden attırır. Köpek bunları yemeğe girişince, eğitici yaklaşarak, "Hayır!" diyerek onu azarlar. Ağır bir ceza olarak da, zincirini kısa tutarak bağlar. Hareket birkaç defa tekrarlandığında köpeğin, önüne yabancılar tarafından atılan yiyeceği yemediği görülür. Köpek bu davranışından dolayı eğiticisi tarafından övülerek ve okşanarak ödüllendirilir. Diğer bir yöntem de, köpeğin dolaştığı alana bir yabancı tarafından, üzerine bolca kırmızıbiber dökülmüş et parçaları attırmaktır. Köpek bu etleri yemeğe kalktığında ağzının yandığını görecek; birkaç kez tekrarı halinde, başkalarınca verilen yiyecekleri yememeyi öğrenecektir.

hektor66

YABANCILARIN, KÖPEKLE DOSTLUK KURMA GİRİŞİMLERİNİ KARŞILIKSIZ BIRAKMA EĞİTİMİ kısmı faydalı
TEŞEKKÜRLER
teşekkurler.
teşekkerler emeğine sağlık
kardeş eline sağlık çok güzel anlatmışsın bu yazdıklarını kangala uygulasak adamcı ve iyi bir bekçi olurmu birde kangala kaç aylıkken başlamalı teşekkürler
Referans URL